Picasso Book Club Seçkisi: Bu Yazın Başrolü Kitaplar
Her yazın hafızasında bir kitap vardır. Picasso Book Club‘ın bu seçkisi; farklı coğrafyalarda geçen, ama aynı mevsimin duygusunu taşıyan beş romanı bir araya getiriyor.
RANÇOISE SAGAN – HOŞ GELDİN HÜZÜN
Françoise Sagan’ın Hoş Geldin Hüzün’ü, bir yaz tatilinin güneşli ve özgür atmosferinde geçen; gençlik, tutku, kıskançlık ve vicdan temalarını ustalıkla işleyen modern bir klasik. Yazın hafifliğinin altında insan ilişkilerinin karmaşıklığını ve büyümenin kaçınılmaz acılarını hissettiren roman, sıcak günlerin ardından gelen o tanıdık hüznü zarif bir dille anlatıyor.
MATT HAIG – HAYAT İMKÂNSIZ
Bazen bir yolculuk, yalnızca gidilen yeri değil, insanın kendisini de değiştirir. Matt Haig’in Hayat İmkânsız’ı, kayıpların ardından umudu, yeniden başlamanın cesaretini ve hayatın en beklenmedik anlarda sunduğu mucizeleri anlatan, yaz ruhunu taşıyan sıcacık bir roman.
ALISON ESPACH – EVLİLİK İNSANLARI
Bazen en beklenmedik davet, insanın kendi hayatına yeniden dönmesini sağlar. Alison Espach’in Evlilik İnsanları, bir düğünün fonunda; yalnızlığı, tesadüfleri, dostluğu ve yeniden umut etmeyi anlatan, hem hüzünlü hem de umut dolu, yazın dinginliğine çok yakışan bir roman.
DEBORAH LEVY – SICAK SÜT
Güneşin altında saklanan sessizlikler bazen en yüksek sesle konuşur. Deborah Levy’nin Sıcak Süt’ü, Akdeniz’in yakıcı sıcağında geçen; anne-kız ilişkisini, özgürleşmeyi ve kimlik arayışını zarif bir dille anlatan, yazın hem büyüsünü hem de huzursuzluğunu hissettiren çarpıcı bir roman.
ELENA FERRANTE – KARANLIK KIZ
Bazen en sıcak yaz günleri, insanın en karanlık duygularını gün yüzüne çıkarır. Elena Ferrante’nin Karanlık Kız’ı, İtalya kıyılarında geçen; annelik, kimlik ve geçmişle yüzleşmeyi sarsıcı bir derinlikle anlatan, yazın büyüsünü ve gölgesini aynı anda hissettiren etkileyici bir roman.

