Member Spotlight: Bülent Yılmaz
- Bize kısaca kendinizden ve işinizden bahsedebilir misiniz?
Çerkez kökenli bir ailenin oğlu olarak İstanbul’da doğdum. Okulu bitirir bitirmez çalışma hayatına atıldım. Kariyerim boyunca kendi alanında öncü olan telekomünikasyon ve ofis makineleri firmalarının satış kadrolarında yer aldım. Daha sonra gayrimenkul danışmanlığı yapmaya başladım; bu sektörde 24. yılımı geride bırakıyorum.
Bu süre boyunca hem gayrimenkul danışmanlığı yaptım hem de Türkiye’deki uluslararası emlak şirketlerinde yöneticilik pozisyonlarında bulundum. Yüzden fazla gayrimenkul danışmanını ( bir yerden sonra insan saymayı bırakıyor) sektöre kazandırdım, çok daha fazlasına eğitim ve koçluk verdim; ofis sahiplerine danışmanlık yaptım. Bir sene önce, kendi markamla tekrar kendi ofisimi (Root Realty) açtım ve emlak danışmanlığını sürdürüyorum.
- Son yıllarda gayrimenkul sektöründe gözlemlediğiniz en büyük değişim ne oldu?
Sektörde çalıştığım neredeyse ilk 20 yıl boyunca hiç şahit olmadığımız büyüklükte değişimler yaşadık. Pazar, “satıcı pazarından” “alıcı pazarına” döndü. Gayrimenkul, o alıştığımız marjinal kazandırma potansiyelini bir miktar kaybetti. Emlak danışmanları tarafında ise artık büyük emlak şirketlerindeki standart çalışma modellerinin üzerine çıkılması gerekti. Pazardaki satılık veya kiralık her mülke “Butik ve Premium” hizmet veren daha kompakt ofisler hızla açılmaya başlandı.
Teknolojinin gayrimenkul sektörüne sağladığı destekle birlikte artık emlak danışmanları sadece bulundukları bölgede değil, şehirler arası satış yapabilir duruma geldi. Benim gibi sektörün tecrübeli, kıdemli danışmanları; müşterilerinin Ankara, Çanakkale veya başka şehirlerdeki mülklerini oturdukları yerden yönetme lüksünü kazandı. Diğer yandan Türkiye pazarındaki kira karmaşası, Kuzey Kıbrıs’taki yeni, donanımlı projelerin ve onların getirdiği döviz bazlı kira gelirlerinin karşısında cazibesini biraz yitirdi.
- Bugün insanlar bir gayrimenkul seçerken, konum dışında en çok neye önem veriyor?
Pazarın eskisi gibi olmadığını, artık alıcıların daha güçlü ve kıymetli olduğu bir dönemde olduğumuzu belirtmiştim. Haliyle satılık ve kiralık mülkler kıyasıya bir rekabet içinde. Bu yarışta mülk sahipleri; sanki kendi gayrimenkulüymüş gibi özenle çalışan, “Premium” hizmet sunan ve sözleşmeli çalıştıkları mülkleri pazarda diğerlerinin önüne çıkarmayı bilen profesyonel gayrimenkul danışmanlarıyla çalışmaya önem veriyor.
- Sizce “iyi bir yatırım” tanımı son 10 yılda nasıl değişti?
Son 10 yılda teknoloji gayrimenkul danışmanlarına nasıl büyük avantajlar sağladıysa, yatırımcılara da benzer kolaylıklar sundu. İnsanlar artık sadece yakın çevrelerinde değil; başka şehirlerde, hatta başka ülkelerde yoğun şekilde yatırım yapmaya başladı. Bu süreçte yatırımcıların özellikle Kuzey Kıbrıs, Avrupa ve Orta Doğu’ya ciddi şekilde yöneldiğini gördük.
- Bir mekâna girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken şey nedir?
Mekânın düzenli, teknolojiyle uyumlu, konforlu ve sessiz olması ilk dikkat ettiğim unsurlardır.
- Sizin için iyi bir gayrimenkul yatırımının en önemli özellikleri nedir?
Öncelikle yatırımcının ya da kullanıcının bütçesini zorlamaması gerekir. Yatırım yaparken işlemin iki yönlü olduğunu, yani bir gün “çıkış” yapacağınızı unutmamalısınız. Satmanız gerektiği zaman hızlıca ve zarar etmeden elden çıkarabilmelisiniz. Bu nedenle hem kira getirisi hem de prim potansiyeli, seçim yaparken her zaman ilk sıralarda yer almalıdır.
- Çalışma alışkanlıklarımız değiştikçe, ofis mekanlarında ve tasarımında hangi anlayışlar önem kazanıyor?
Ofislerin mümkün olduğunca sessiz, benzer iş kültürüne sahip insanların bir arada olduğu, kolay ulaşılabilir ve teknolojiyle uyumlu alanlar olması gerekiyor. Hem bireysel odaklanma hem de toplantılar için kaliteli alanlar sunabilmeli. Tabii ki çalışma hayatının olmazsa olmazı; molalarda nefes alabileceğiniz, kaliteli ve lezzetli yeme-içme imkânlarının bulunmasıdır. Ayrıca destek personelin hızlı, güler yüzlü ve çözüm odaklı olması da çok büyük bir önem taşıyor.
- Assembly’de en sevdiğiniz çalışma ve dinlenme alanları hangileri?
Hepsi çocuğum gibi. Şaka bir yana, kendi ofisim için bir irtibat ve çalışma noktası ararken benzer hizmetleri veren başka kurumlarla da görüştüm. Ancak Assembly, yaptığım diğer tüm görüşmeleri bana hızlıca unutturacak bir kaliteye sahipti. Assembly ile görüştükten sonra kararımı çok hızlı verdim; alanların tamamını keyifle kullanıyorum.
- Sizce iyi bir çalışma ortamını gerçekten farklı kılan nedir?
Üretkenliği ve verimliliği doğrudan artırmasıdır.
- Bir projenin uzun vadede değerini korumasını sağlayan en önemli unsur sizce nedir?
Doğru konumu, güçlü mimarisi ve yüksek prim yapma potansiyelidir.

