”BAŞARILI GİRİŞİMCİLER SÜREKLİ SORGULAYAN ZİHİN YAPISINDA”

Endeavor Türkiye’nin destek verdiği Yemek Sepeti, Lidyana, Peak Games ve Pozitron gibi şirketler günümüzde Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin temellerini oluşturan başarılı girişimlerden sadece birkaçı. Endeavor Türkiye’nin bu başarısının altında girişimcilere ulusal ve uluslararası alanda sunduğu erişim imkanı yatıyor. Assembly’nin değerli üyelerinden Endeavor Türkiye’nin genel sekreter yardımcısı Melisa Fakabasmaz Özerdim ile Endeavor üyelerini seçme süreçlerini, Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin dönüşümünü, dijital dünyadaki yeniliklerin çalışma stratejilerini nasıl değiştirdiğini ve 12 senelik Endeavor Türkiye deneyimini konuştuk.


Röportaj: Deniz Şenliler Fotoğraflar: Mert Terliksiz


Endeavor Türkiye, büyüme odaklı etkin girişimcilere ve onların büyüyen şirketlerine ivme kazandırmaya odaklanıyor. Girişimcilere destek verme süreciniz nasıl işliyor?

Endeavor belli bir aşamaya gelerek kendini ispatlamış girişimcilere ulaşmaya çalışıyor. Yeni üyelerimizi ararken izlediğimiz üç farklı yol var. Öncelikle farklı sektörlerden girişimcileri araştırıyoruz. Ekibimiz katıldıkları etkinliklerde girişimcilerle tanışıyor. Girişimcilerin bize ulaştığı durumlar da oluyor. Bir de mevcut girişimci üyelerimizin referans oldukları adaylar var. Üyelerimiz girişimci seçme kriterlerimizi çok iyi bildikleri için referanslarıyla uygun girişimcileri bulmamızı kolaylaştırıyorlar.

Girişimcilere hangi alanlarda destek sağlıyorsunuz?

Seçim sürecimiz 3-6 ay arası bir sürede tamamlanıyor. Girişimcileri seçerken özellikle sürdürülebilirlik ve ölçeklenebilirlik açısından değerlendirmeler yapıyoruz. Ayrıca girişimcinin Endeavor’dan destek alarak büyüdükten sonra diğer girişimciler için ne yaptığı da bizim için çok önemli.

Yani Endeavor girişimcilerinin ekosistemdeki diğer oyuncuları desteklemesi mi gerekiyor?

Evet çünkü Endeavor 10 senedir bu ekosistemin içinde. Şirketlerini büyütmeyi başaran girişimciler genellikle yeni girişimlere yatırım ve mentorluk yapıyor. Bu döngüyü devam ettirebilmek için elini taşın altına koyacak girişimciler seçmek bizim için önemli.

İstisnalar oluyor mu?

Evet mesela erken aşamada Endeavor ağına katılanlar var. Fakat altı ay sonra o girişimci başarıya ulaştıysa, o zaman sürece katılmak için ağımızda üç ay daha kalmasını söylüyoruz. Sürecin en son ayağı uluslararası alanda seçim. Bu seçimden sonra Endeavor girişimcisi unvanını kazanan üyelerimize destek vermeye başlıyoruz. Finansmana, pazarlara, networklere ve yeteneğe erişim desteği veriyoruz. Endeavor finansman ve pazar erişimini doğrudan kendisi sağlamasa da bu erişime aracı oluyor. Şu anda 32 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Örneğin, Şili’de maden işletmesi olan bir girişimciyle veya Bulgaristan’da faaliyet gösteren bir şirketle iş birliği o ülkelerdeki Endeavor ofisleri aracılığıyla çok daha kolay yapılabiliyor. Bunun yanı sıra bize stajyer ve çalışan ağı sunan üniversitelerle de iş birliklerimiz var. Örneğin globalde MIT, Stanford gibi kurumların MBA programlarından öğrenciler girişimcilerimiz için projeler yapıyor.

Yani Türkiye’den girişimcilere uluslararası bir kapı açıyorsunuz.

Evet, örneğin son dönemin başarılı girişimlerinden Insider, bir Endeavor üyesi. Endonezya’da yeni ofis açmak istediklerinde biz onları Endeavor Endonezya ofisiyle tanıştırdık. Hem oradaki ofisi kullandılar hem de o ağdan mentorlara ulaşıp doğru avukatlar ve iş ortaklarıyla bir araya geldiler. Böylece aslında uzun zaman alacak bir süreç kısa sürede tamamlanmış oldu.

İş hayatından önemli isimlerin yer aldığı bir mentor ağınız var. Bu ağ nasıl işliyor?

Şu anda Endeavor Türkiye ekibinde 11 kişiyiz ve ağımızda 60’ın üzerinde girişimci şirketi var. Türkiye’deki mentorlarımızı bu girişimcilerle doğru eşleştirmeye çalışıyoruz. Mentorlarımız girişimcileri değerlendirerek bize geri bildirim veriyor.

Mentor ağının girişimci seçimine nasıl bir etkisi var?

Mentorlar sürecin farklı aşamalarında yer alıyor. İlk aşamada girişimci referans edilmiş olsa bile önce ekibimizle görüşmesi gerekiyor. Eğer kriterlere uygunsa potansiyel müşterisi veya iş ortağı olabilecek mentorlarımız tarafından değerlendiriliyor. Ardından seçilen girişimciler 34 ülkeden deneyimli uzmanlar ve yatırımcılarla birlikte Uluslararası Seçim Paneli’ne katılabiliyor. Yani, değerlendirme sürecinde mentor ağımız aktif bir şekilde yer alıyor. Girişimcileri doğru yatırımcı ve mentorlarla eşleştirirken, onların da rol model etkisi taşıması bizim için ayrıca kıymetli.

Türkiye’nin başarılı girişim hikayelerinden Yemek Sepeti’nin ilk destekçilerindensiniz. Endeavor Türkiye, Yemek Sepeti ve destek verdiği diğer pek çok girişimin başarısında nasıl bir role sahip? Bu anlamda Endeavor, Türkiye girişimciliğine neler katıyor?

Yemek Sepeti Endeavor Türkiye’nin ilk girişimlerinden. Nevzat Bey Endeavor’ın katkısını erişim imkanı olarak tanımlıyor. Bence de girişimcilere en büyük katkımız bu. Yerel ağımızda 200’e yakın mentorumuz, 60 girişimci şirketimiz var. Bunun yanında dünya çapında 3000’e yakın mentor ve 2000’e yakın girişimciyle çalışıyoruz. Girişimcilerimiz, Silikon Vadisi’ndeki büyük fonlardan Ürdün’ün en büyük holdinglerinin C seviyesindeki yöneticilerine kadar uzanan bir ağa erişebiliyor.

Özellikle belli sektörlere odaklanıyor musunuz?

Endeavor girişimcilerini seçerken sektör-agnostiğiz. Ama teknoloji ve bilişim öne çıkıyor. Girişimcilerimizin %60’ı teknoloji odaklı. Fakat Bay Döner de bizim girişimcimiz. Hiref, Taka Wear gibi tasarım odaklı girişimcilerimiz de var. Dünya çapında madencilik, restoran zincirleri veya kozmetik sektöründen de girişimcilerimiz var. Yani sektörel bir odağımız yok, başarı potansiyeli yüksek herhangi bir girişimci ya da mentor bizim için kıymetli.

Türkiye ekonomisinin 2019’da yaşayacağı zorluklar sizce girişimcileri nasıl etkileyecek?

Türkiye geçtiğimiz dönemlerde de ekonomik krizler yaşadı. Bu zor dönemlerde değişik stratejiler ve krizleri fırsata çevirebilecek yaklaşımlar geliştirmek önem kazanıyor. Biz bu krizlerin atlatılabilir olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca Türkiye mevcut trendleri takip edip onlara hızlı adapte olabiliyor. Herkes dünyaya adapte olmak için farklı çözümlere yöneldikçe girişimcilik hikayesi de büyüyor. 2019’da belki hızlı bir büyüme olmayacak ama ekonomik krizi fırsata çevirecek işlerin olacağına inanıyoruz.

Girişimcilik düşünce yapısı nedir?

Bizce başarılı girişimciler yarını düşünen ve sürekli sorgulayan bir zihin yapısında. Örneğin gençlere yönelik Case Campus adlı bir girişimcilik programımız var. Üniversite öğrencileri ve yeni mezunlara yönelik yaptığımız bu programlarda “girişimci olun” demiyoruz. Ama girişimci gibi düşünmelerini, çalışma hayatında fırsatları kollayabilen ve yenilikçi bakış açısına sahip bireyler olmalarını öğütlüyoruz.

Peki sizi bu ekosistemin içinde çalışmaya iten şey nedir?

Endeavor Türkiye’nin kuruluşundan beri yeni müşterilerle, markalarla ve üyelerle ilişkileri yürütüyorum. Endeavor sayesinde girişimcilerin hayatına dokunabiliyorsunuz. O girişimciler başarılı olduklarında topluma da dokunuyorlar. Bu işin sosyal etkileri benim için çok değerli bir motivasyon kaynağı. Endeavor’da her gün bir hayata dokunabilmek, ilham verici hikayelere tanık olmak beni bu ekosistemde tutuyor. Yemek Sepeti ve Pozitron seçildiğinde dahi oradaydım. Başından sonuna bu hikayenin içinde olmak beni gururlandırıyor.

Dijital dünyadaki yenilikler Endeavor Türkiye’nin çalışma stratejilerinde nasıl değişiklikler yarattı?

Endeavor kurulduğunda girişimci kelimesi neredeyse hiç kullanılmıyordu. O zamandan bugüne Türkiye’de birçok girişimci yetişti. Dijitalleşmenin bize katkısı da yaptığımız işlerin süreçlerine verimlilik kazandıran yenilikler sunması. Dijital dünya farkındalık yaratırken bizim için önemli bir araç haline geldi. Farkındalık yaratmak adına çalışmalarımızı sosyal medyanın her alanını kullanarak genişlettik.

Sizce Assembly gibi yeni nesil ofis ortamlarında çalışmak girişimcilere neler katıyor?

Assembly bizi ekosistemin merkezine taşıdı ve herkese dinamik bir ortam sunuyor. Assembly’nin ağındaki kurumlarla iş birliği fırsatları doğuyor ve süreç burada çok hızlı ilerliyor. Modern ve rahat bir çalışma ortamı sağlamasının dışında özellikle iş verimliliği açısından doğru yerde olduğumuzu düşünüyoruz.

Sizce gelecekte ofis alanlarında nasıl gelişmeler yaşanacak?

Gelecekte ortak çalışma alanlarının artmaya devam edeceğini düşünüyorum. Girişimciliğin hızla yükseldiği bu dönemde ortak çalışma alanlarına geçiş, girişimlerin profesyonelleşmesi ve kurumsallaşması adına çok doğru bir adım çünkü bu alanlar potansiyel iş ortaklıklarını doğuruyor. Büyük kurumların da ortak çalışma alanlarına geçtiğini gözlemliyoruz. Bence bu bir küçülme değil; aksine bu durum iş ortaklıklarının değer kazanacağı bir döneme girdiğimize işaret ediyor.

TAGS:

entrepreneurship endeavor global network

SHARE: